TEKVİN -ARİF ERGİN

December 2, 2018

TEKVİN -ARİF ERGİN

GERÇEKLER BAZEN ÖYLE ABSÜRDDÜR Kİ KURGUDA BİLE ÖYLE ÇILGINCA ŞEYLER HAYAL EDEMEZ İNSAN

Bambaşka bir türde bambaşka bir kitaplayım bu sefer . Yazarın ilk romanı ve Eylül 2018 basım. Yepisyeni bir heyecanla başbaşayım .Kitapla tanışma hikayem Barış Özcan’ın önerisi ile oldu .Dan Brown okumayı sevenler ,Beyoğlu altında su tüneli ,Osman Hamdi’nin Tekvin tablosu derken;çekime kapıldım.

Osman Hamdi Bey benim çok yabancı olmadığım tarihi kişi .Pera ‘da Arkeoloji fotoğrafları sergisine gittiğimde; onun bambaşka yönünü gördüğüm biri.Tekvin tablosu ise onun çok ses getiren aykırı tavrı üzerine dikkatimi çekmişti.

Kitap hakkında söylenecek çok şey var .Dıştan içe doğru gidersem eğer ;öncelik kapak tasarımı .Kitabın rengi ,Tekvin tablosundaki kadının ayrıntısı ama eskiz çizimi şeklinde oluşu ,ön planda bulunan sarmalın içinde siyah noktaların birleşiminden oluşmuş geometrik şekil yumağı …herbiri ilk bakışta anlamsız duruyor ama inanın okudukça  dönüp dönüp kapağa tekrar bakacaksınız.

Kitabın isim seçimine gelince sadece tablo isminden türetilmiş olarak değil ,kutsal kitaplarda geçen anlamıyla da düşünülerek seçilmiş olduğunu düşünüyorum .Bu konuda kelime anlamı üzerine irdelemeler de mevcut .

Bu kitapta geçen her şeyin hayal ürünü ve gerçekle rastlantısallığına gelirsek: Evet tabiki gerçekten ilham alınarak; üstüne hayal gücü konularak bir şeylerden bahsediliyor.Ama dikkat çekici ayrıntılar ve bazı olaylar benim hafızamda yer ettiklerinden; ister istemez yazarın kurgusu ister istemez acaba dedirtiyor .

Kitapta özellikle keyif aldığım nokta Beyoğlunda gezdiğim ,önünden geçtiğim mekanların aslında çok büyük bir gizemin parçası olması .Okurken mekanları bildiğim için kafamda canlandırmak; karakterleri bir yerden başka yere götürmek; fazlasıyla kolaydı .Ama buraları bilmeyenler için nasıl bir etki yapar bilemiyorum .

Romanda birbirinden bağımsız gözüken olaylar silsilesi ,İlluminati ,Kabala ,ve bir çok hane bilgisi mevcut .Dan Brown ‘ın yıllar önce Da Vinci’nin şifresi ile fitilini ateşlediği bu furyadan bende nasibimi almış durumdayım .Bu tarz kitapları okuduktan sonra  etrafta semboller görerek ufaktan delirmenin sınırına geliyorsunuz.O dönem sonrasında o kadar çok kitaplar çıktı ki artık yeter dedirtti.Ve bir süre özellikle uzak durmaya karar verdim .

Bu kitaba verdiğim şansın nedenine gelince yazarın yerli olması, bizden olması ve mekanın İstanbul olmasıydı .Şu an Taksim’e gidip kitabın içinde geçen mekanları gezmemek için kendimi zor tutuyorum .

Yakup Ruzly ,Silvio Durham ,Nurettin Islamoğlu …17 sene öncesinde 42 bıçak darbesi ile gizemli bir şekilde öldürülüyor .

Kenan Ruzly …15 sene önce bir plaza da terör saldırısı sonucu patlamadan sonra ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılıyor ve ölüyor .

Hakan Turan… Yarım kalan Gizli askeri bir proje sonrası  intihar süsü verilerek ölen mühendislerden kalan son 2 kişi ve Yakup Ruzly ‘nin manevi torunu .

Melek Ruzly ,gözlerinin önünde dedesinin öldürülmesi travmasını atamayıp, evde bulduğu  eskiz defterinin gizemini çözmeye çalışırken kayboluyor /kaçırılıyor.

Sadece kaybolan Melek değil bir tablo da var .Osman Hamdi Bey ‘in  Tekvin’i.

Başlangıç bu olaylar olsa da sonra dan yeni isimler, yeni bağlantılar,olaylar derken kendinizi gizemli bir sürü şifreleri çözerken buluyorsunuz .Aralara serpiştirilen bilgilerle birden olay akışından sıyrılıp düşünüp gene kaldığınız yerden devam ediyorsunuz.

Şifre çözüyorsunuz derken kitabın bir başka güzelliği daha var .Her bölüm bir harfle eşleştirilmiş .Ortaya bir bulmaca çıkmış. Tabiki kitap içerisinden bu konu ile ilgili küçük ipuçları var .Meraklı zihinler bu şifreyi çözecektir ama benim beynimin limiti dolu olduğundan bakiyem yetersiz 🙂

Yazar, Sabetay sevi ,İlluminati,Rothschild Ailesi ,Kabala inancı  gibi bir çok şeyden bahsederken ; bir yandan da filmlerde ve kitaplarda çok sık rastladığım masonik simgeler ile anlatımını zenginleştirmiş .Bir yandan da politik ve dini konularda olabilecek her iki görüşün de fikrini, karakterlerin ağzından dile getirerek tarafsız bir tavır sergilemiş .Kitabın başından sonuna kadar her şey inceden inceye hesaplanmış ve hiçbir konuda aşırılık sergilenmemiş .

Dan Brown ve Ahmet Ümit tarzı okumayı seviyorsanız  kesinlikle okumalısınız. Bunun dışında kitabın geçtiği mekanlarla ilgili okurken küçük notlar almıştım .Ama kitabın sonunda öyle bir ters köşe geldi ki burda paylaşmam konusunda ikileme düştüm .Kesinlike bu mekanları gezerek yapılacak bir okuma organizasyonuna katılmak isterim .Çok merkezi ve turist yoğunluklu mekanlar olduğu için belkide sabah saatleri uygun olacaktır .

Bu kitapla ilgili söylenecek tabiki bitmez .Ama bazı yerleri okuyanlara saklamak en güzeli .Zaman ayırıp okuduğunuz için Teşekkür Ederim .


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *