NEUROMANCER -WILLIAM GIBSON

January 20, 2019

NEUROMANCER -WILLIAM GIBSON

VE GIBSON SİBERPUNK’ I EDEBİYATA KAZANDIRDI …(1.BÖLÜM)

Bir senedir düzenli olarak Bilim Kurgu kitaplarını okuyorum .Bilimkurgu deneyimim tabiki daha öncesine dayanıyor.Özellikle yapay zekanın gündeme gelmesi ve üst üste gelen birçok film ,dizi çalışmaları derken önceliği Siberpunk evrene verdim (Günlük hayatta bu şekilde yazmıyorum şükürler olsun .Herhalde TDK gelişim ve değişim ile birlikte bu duruma da el atar)

Bilim Kurgu türleri içerisinden,geleceği hangi alt türe daha uygun görüyorsun derseniz; şüphesiz cevabım siberpunk olacaktır .Distopya tutkunu yanım var ama düşük yaşam standartlarından bahsettiğimiz bir evrende, ortaya sıksan sıksan ütopya çıkmaz .Bu türde yazılan ve gösterilen ne varsa fazlasıyla beni heyecanlandırıyor .

Konuyu getireceğim nokta şu .Eğer Matrix’i çok seviyorsanız ve yılda en az bir iki kere izliyorsanız (Ki ben sayısını gerçekten unuttum .Artık rutin aktiviteye dönüşme sırasında )ve yolunuz Ghost in the shell ‘e düşmüşse (Israrla şiddetle anime versiyonu )sizin NEUROMANCER ‘ı okumanız gerekiyor .

Fakat üzülerek söylüyorum ki ağzınıza/gözünüze /zihninize layık bir çeviri ile karşılaşmayacaksınız.Bu noktada çok fazla yorum yapıldığı için uzatmak istemiyorum ama çeviri sektörü bu kadar geride kalmış olamaz .Bunda değişik bir özensizlik var gibi .İster istemez bilim ve teknoloji ve birazda hayal gücü işin içine girdiğinde teknik terimler devreye giriyor .Ve zaman zaman yazarlar var olmayan bir teknolojiden bahsettiklerinde; dilin sınırlarını zorlayıp yeni bir dil üretebiliyorlar .Tabiki kitabımız için de bu durum geçerli .

Matrix’in yeniden çekileceği söyleniyor .Burdan yürüyerek ‘Matrix Avcısı’ şeklinde bir zihniyet yerine; teknik /gönül vermiş bir ekip çalışması ile sanırım harika bir iş çıkabilir .

Neden böyle bir çabaya gereksinim var ?Çünkü okurken resmen bir yandan google ile ortak çalışma yaptım .Elimde bir zamanlar burun kıvırılan ama şimdi gelmiş geçmiş en iyi çeviri kabul edilen bir versiyon bulunmasına rağmen ;destek isteyen bir roman oldu benim için .

Bu bahsi geçtikten sonra ,Gibson’un evrenine gidelim .

Sprawl Üçlemesi’nin ilk kitabı ve bunun dışında Johnny Mnemonic/New Rose Hotel /Burning Chrome gibi öykülerle de bu evrene gönderme var .Türünün ilk örneği olarak bilmeme rağmen aslında bu tahtı sarsabilecek bir yazar var .Kendisi de zaten ona gönderme yapmış.Samuel R.Delany ‘den DHALGREN .

Bunun dışında Philip K. Dick ‘in’ Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?’ kitabı daha önceki bir dönemde yazılmasına rağmen; neden bu etiket yazarımıza verilmiş bilemedim .

Yazarın oluşturduğu evren ,unsurlar o kadar çok kullanılmış ki ;okuyanların klişe bulması bile muhtemel .Bu noktada lütfen kronolojiye bakalım .Aslında yenilikçi ve ilham verici bir yanı da var .1 Temmuz 84 tarihinde kitabı sıcağı sıcağına alan bir okurun yaşadığı travma ile üstüne yüzbin film izleyip ;kitap okumuş ve o yakın geleceğin ayak seslerini duyan bizlerin alıklığı aynı olamaz tabiki.

Şimdi evrene şöyle bir girelim .Olaylar yakın bir gelecekte geçiyor .3.Dünya Savaşı olduğunu düşündüğüm; neden/nasıl /ne zaman /nerede  çıktığı belirsiz; aynı belirsizlikle işin içinde kimlerin olduğu gibi soruların yanıtsız kaldığı bir dünya ile karşı karşıyayız .Bu düzende Dünya Devletleri ya da hükümetleri değil de her yere erişimi bulunan teknolojilere sahip güçlü şirketlerin boruları ötüyor .

Tanıdık birçok şirket isminin yanı sıra ;aslında olayların ekseninde döndüğü bir şirket var 😮 da Tessier-Ashpool Aile şirketi .Düzenli olarak satır /sayfa /bölüm aralarında kendilerinden sıkça bahsediyorlar .

Şimdi birazda olayların geçtiği mekanlardan bahsetmek istiyorum .Bu tür için mekanlar çok önemli ayrıntılarla dolu .

CHİBA ŞEHRİ :

Japonya ‘nın Tokyo körfezinde yer alan bir liman kenti.Liman kenti olunca akla ilk gelen ayrıntı ticaret .Silahlar ,bilgisayar parçaları ,el yapımı objeler (antikalar )karaborsa üzerinden satılıyor .

SPRAWL :

Boston -Atlanta arasındaki şehirleri kapsıyor .ABD’nin doğu kıyılarına yayıldığını kabul edebiliriz .Şehrin enteresan özelliklerinden biri gün içerisinde rengini değiştiren yapay bir kubbe ile kaplı olması .Ticaret işi daha yüzeysel konularda .Daha çok alışveriş merkezi havasındadır .

İSTANBUL (KONSTANTİNOPOL):

Bizim İstanbul …bütün detayları ile tanıdık.Beni şaşırtan nokta hiç değişmemiş olması .Bu kadar teknolojik ortamın el değmediği bir yer gibi tasvir edilmesi .Başlangıçta yadırgamıştım .Ama sanırım her bölgenin eşit düzeyde gelişmemiş olması tabiki kabul edilebilir bir toplumsal /tarihsel /etimolojik gerçek .Sonrasında edindiğim bilgilere göre ;bu yapılan bilinçli bir tercih .İstanbul hem modern hem de geleneksel bir şehir olarak okura servis ediliyor .Siz Beyoğlu’nda gezerken Arka sokaklarda neler oluyor neler .

ZİON (ZİON ASLANI)

Akla ilk gelen Kudüs olsa da Dark City filmindeki gibi bir Uzay uydu şehri.Dönmeyi reddeden 5 işçi tarafından kurulan eciş bücüş yapıları olan bir yer .Zamanla kolonileşen insanlar Rastafarian bir ideolojiyi benimsiyorlar .Tabiki dilleri de kendlerine özgü bir lehçeye bürünmüş durumda . Matrix’in arakladığı şehir olduğunu söylememe gerek yok herhalde .

FREE SİDE :

Abu Dabi ve Las Vegas karışımı bir yer .Ve uzayda :)Tüm hazların merkezi denilebilir .Tessier-Ashpool Ailesi bir zamanlar(!) mafyanın Vegas’ı kullandığı gibi bir operasyon üssü olarak değerlendiriyorlar .Cenevre gibi özel ve hesap sorulmayan banka hesapları açabilirsiniz de.

STRAYLİGHT:Tessier-Ashpool ailesinin kişisel evi .Bana Blade Runner ‘daki Tyrell Corp . Ya da Değiştirilmiş Karbondaki zengin ailenin hanelerini anımsatıyor .Ev önemli .

CYBERSPACE:

Dünyadaki tüm veri tabanlarıyla bilgisayarlara bağlanan bilgilerin grafiksel gösterimi .Yani şu an kullandığımız internetin sanal gerçeklik versiyonu .Siber uzaya girdiğinizde üç boyutlu bir ızgara ile karşılaşırsınız ve yapılarda üç boyutlu geometrik cisimlerden oluşur .

Yazacak çok şey olduğu için ve sizleri sıkmamak için burda kısa bir ara veriyorum .İkinci kısmı da okumanızı kesinlikle öneririm .Dilerim yardımcı olduğum faydalı bir yazı olmuştur .Önerilerinizi merakla bekliyorum .

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *