KILIÇLAR KENTİ -ROBERT JACKSON BENNETT

January 31, 2019

KILIÇLAR KENTİ -ROBERT JACKSON BENNETT

KILIÇ/HAYAT  ÖLÜM ARACINDAN BAŞKA NEDİR  Kİ ?

Ön Bilgi :Seri olması /serinin ikinci kitabı olması nedeniyle dönüp dönüp ilk kitapla kıyaslamam muhtemel /normal .(Kendimi bunu yapmaktan alıkoyamıyorum ) İlk kitabı okuyanlar, beni çok iyi anlayacaklardır .Buna inanıyorum .

Son zamanlarda yeni bir seriye başladığım zaman ;ister istemez kafamda deli sorular dolanıp duruyor .Acaba bu serinin devamı gelecek mi ? Bu sorunun iki alt sorusu daha var .Acaba yazar yazmaya devam edecek mi ? Acaba yayınevi basmaya devam edecek mi ? Burda yapılacak bekle ve gör tavrı da tam anlamıyla bir kumar . Herkes beklerse kitap satmaz ve dolayısı ile kehanet kendini gerçekleştirir .Bu noktada tabiki yayınevlerinden birileri ile görüşüp nabız yoklamak en güzeli .Ben de direk çevirisini yapan Yaprak Onur ‘a sorup; hatta 3. Kitabında teyidini alıp rahatladım . Bu konuda ve çeviri kalitesi konusunda kendisine teşekkürü borç bilirim .

Kitaba başlarken bir önceki kitabın özeti niteliğinde bir bölüm konmuş ve demiş ki :Merdivenler Kenti’ni okumadıysanız bu bölümü okumaya devam etmeyin .Kastettiği gidin ilk kitabı okuyun, ondan sonra gelin mi ;yoksa böyle de okursunuz mu, bilemedim .Ama her halükarda dikkatli bir okuyucu için sıkıntı yok . Nedenine gelirsek :

Birinci kitapta, tamam; bir kaos düzeltildi .Sigrud’un aslında Dreylingler’in kralı ama bu ünvanı taşımak istemediğini öğrendikten ve hastanede geçen galeyanlı muhabbetten sonra ;Kralın dönüşü tadında bir kitap okumayı kurgulamıştım .Fakat hikaye bizi 5 sene sonrasına götürüyor .Bu sefer başrollerde sefil bir emeklilik hayatı yaşayan Mulaghesh var .Kimdir derseniz ;ilk kitaptaki Vali derim ve hemencecik hatırlanır .

Ben Mulaghesh’in klasını ilk kitapta çok fazla idrak edememiştim . Burda hem daha derin tanıma hem de kabiliyetlerinin farkına varma şansım oldu .Kendisi bol kanlı ve azap dolu bir askeri geçmişe sahip .Geçmişinden kalan birileride bu yeni görevinde onun yanında olacak .

Burda neden hikaye Mulaghesh’e geçiyor dersek ;Shara  devlet yönetimini eline alıyor ama yıpratıcı süreç ve bir çok nedenlerden ötürü yetki alanı yavaş yavaş sınırlandırılıyor .Sigrud ‘da bakan. Onun da farklı görev ve koşuşturmacaları var .Bir şekilde Mulaghesh ikna ediliyor ve bilmediği bu göreve doğru yelken açıyor .

Bulikov ‘da değiliz .Bu sefer lokasyon Voortyaashtan .Bu evrende, her ilahın kendine mesken edindiği bir şehir olduğunu biliyoruz .Bu şehirde Savaşın ,ölümün ve denizin ilahesi Voortya’nın .İlahe başı kesilip öldürüldüğü zaman ;onunla ilgili bütün her şey geçersiz; kurduğu şehrin yarısıda harabe ve sular altında kalıyor .Aslında vakti zamanında sağlam liman kenti olup ticareti güzel idare de ediyor.

Mulaghesh ise tam bir kaosun  içine uçuyor . Nehirliler (elit kesim ) ile Dağlılar arasında sağlam bir çatışma var .Bu çatışmayı baskılamak için ,dikdatör bir askeriye tayin edilmiş .Bir yandan da Sigrud ‘un mühendis kızı Signe, harıl harıl liman çalışmaları yapıyor .Bu süreçte de sürpriz  bir maden bulunuyor . Maden ocakları kuruluyor .Ocaklarda acayip işler ve civarda esrarengiz ölümler .Yok yok yani .

İlk kitap, bana daha fantastik ve gizemli gelmişti.Bu kitapta ise gerilim ve polisiye var .Tabiki aynı evrende geçtiği için fantastik unsurlar es geçilmemiş .Tempolu ilerliyor .Polisiye kitaplara aşina olanlar tabiki bazı ayrıntıları çabuk çözecektir ve şaşırmayabilir  .Yazarın metne yerleştirdiği ipuçları ve manipülasyonlar gayet yerindeydi .(Fakat okurken tahmin ettiklerim tuttu.)

Seride en çok sevdiğim ayrıntılardan biri :Her bölümün başında, başka kitaplardan yapılmış alıntılar var ve bu kitaplar o kurgunun içinde var olan  kitaplar .Bu tavrı bir iki yazarda daha görmüştüm .Fantastik bir dünya yaratırken harita ,dil ,din ,ırk vs oluşturmak gerektiği gibi ekstra literatür bilgileri de güçlendirici etmen oluyor . İçi dolu dolu biraz aforizmalanmış güzel metinlerdi .

Kılıçlar kenti olunca tabiki kılıçlardan da biraz bahsetmek gerekiyor .Savaşçının kolu ile bütünleşmiş vücudunun bir parçası haline gelmiş bir silah.Topkapı sarayında devasa boyutlarını görüp ;bunları kim taşımış acaba diye gerçekliklerini sorgulamıştım .Türk kılıçlarının üzerlerinde yazan dualar, gerçekten maneviyatı yükselten sembollerdi. Kill Bill izleyip ;samuray kılıçlarına sempati beslemeyen yoktur sanırım .Kral Arthur’un kılıcı gibi seçilmişi belirleyen hatta kullananı yönlendirip savaşanı da okumuştum.

İlk kez kılıçların iletişim aracı olduğunu okuyorum .Bu fikir o kadar güzel işlenmiş ki .Benzer olarak fedakarlık kavramı birçok yerde kendisini gösteriyor .Hayat ,ölüm gibi kavramlara da tekrar bir bakış atıyorsunuz .

Aslında bu seriyi fantastik okuma konusunda özellikle polisiye seviyorsanız giriş olarak tavsiye edebilirim .İçerisinde küfür ve bol kan olmasaydı öğrencilerime de tavsiye edebilirdim .Sanırım onların okumasına biraz daha var .

Üçüncü kitabın da bağımsız olacağını tahmin ediyorum .Ve bu sefer Mucizeler şehri olarak bambaşka bir şehirle karşılaşabiliriz .Belkide daha öncesinde kurulmuş olan düzen ,aynı olmasa da yeniden oluşur .Eğer mucize varsa mutlu son da vardır :)Okuduğunuz için Teşekkür Ederim .

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *