GÖLGEYE ÖVGÜ -TANİZAKİ

April 3, 2019

GÖLGEYE ÖVGÜ -TANİZAKİ

BİREYİN KÜLTÜRÜ İLE YÜZLEŞMESİ ÜZERİNE JAPON USULÜ BİR DENEME

Jaguar kitabın ezber bozan kitapları ve yayın yaklaşımını desteklemek amaçlı ,kendimce bir görev üstlenip geçen ay çıkan iki kitabın ön siparişini vermiştim .Gölgeye övgü kitabını elime aldığımda kapağın soluk olmasını yadırgadım .Sanki vitrinde güneşe yıllarca maruz kalmış gibiydi .Ne yalan söyleyeyim biraz bu durumdan huylandım . Son zamanlarda olan skandallardan sonra ,acaba korsan kitap mı aldım orjinal diye düşündüm .Neyseki yayınevi ile yaptığım yazışmalarda bunun bilinçli bir tercih olduğunu ve kitabı okuduğum zaman anlayacağımı öğrendim .Bu durum içimdeki merak ateşini iyice körükledi .

Japon edebiyatını yeni keşfettiğim bu dönemde yazarın okuduğum ikinci kitabı ve kendisi hakkında çok bilgiye sahip değilim .Kitabın ön kısmında sunulan ufak biyografiden anladığım kadarıyla yazarın bir dönüşüm hikayesi var .Bu hikayenin sonucu olarak Gölgeye Övgü kitabı ortaya çıkıyor .Yazar ,daha öncesinde dönemin populer olan Batı tarzı hayat yaşarken kendisi ile yüzleşiyor ve özüne dönüyor .

Naif eleştiriler o kadar güzel yerleştirilmiş ki ;kırmadan dökmeden ,yormadan; aksine dinlendirerek yazarın yaşadığı aydınlanmaya tanık oldum . Bir yandan Japon kültürü ile ilgili bilmediğim bilgileri öğrenirken bir yandan da benzer yüzleşmeyi kendi kültürüm ve toplum açısından sorguladım .

Şu bir gerçek ki; ne kadar milli duygularımız ,kültürümüz ile övünsek bile dünyanın önüne geçilemeyen bir değişimin eşiğinde olduğunu kabul etmek zorundayız .Sosyal ağların çok aktif kullanılması ve kültürlerin ,yaşayışların, bir tık uzağımızda olduğu bir dünyadayız.Bu ve benzer süreç farklı şekillerde ama aynı sonuçlarla yüzyıllar boyu oluşmuş ,kültürler birbirlerinden etkilenmiş ve çoğunlukla baskın olan diğerlerini deforme etmiş durumda .Önümüzdeki yüzyıla şöyle bir baktığımızda dünya globalleşmeyi ele alıp ;hibrit kitlesel bir kültür şemsiyesinde mi birleşecek yoksa etki tepkiyi doğurup gitgide daha şoven bir üslup mu benimseyecek .Tabii bunları şu an kestirmek zor .

Tanizaki ‘nin dikkat çektiği bir nokta var .Bunu hangi ülke vatandaşı okursa; kendine mal edip yorumlayabileceği düşüncesindeyim .O da şu :

Bir toplumun yaşadığı ortam ve koşullar zaten o toplumun yaşam biçimini ve kültürünü belirlemiş ve onla müzminleşmiş .Başka bir kültürün uygulanması bu toplum üzerinde eğreti kalacaktır .Zaten her kültür eşsiz ve paha biçilmez iken kendi bünyesine uymayan kalıbı dar yada geniş gelen başka bir kültüre adaptasyon sürecinin sancılarını çekip eziyete dönüştürmek niye .

Peki neden Gölge derseniz ;Gölgeler üzerine kurulmuş bir dünyayı tanıtıyor .Bu öyle bir dünya ki mum veya diffüz ışık altındaki görünümlerine uyarlanmış ;renk ve doku yapıları tamamiyle bu ışıklar ile uyum sağlamış iken; batılıların o ışık seline boğan aydınlatmalarında bayağı ve aşırı

gözüküyor .Aslında bu örnek yazarın yaşadığı ve anlatmaya çalıştığı kültür uyuşmazlığını somutlaştırıyor

Kendi kültürü ile Batı kültürünü kıyaslarken şu ayrının bir kaç kez altını çiziyor . Bizler ;doğu kültürü olarak eskidikçe bir metal mutlu oluruz .Batı kültürü ise devamlı parıldamasını ister .Ama birde hepimizde bir antika sevdası da var .Belkide kullandıkça eskiyen ve değerlenen eşya kavramının bünyede yaptığı etki evrensel ne yazık ki; batı bu içgüdünün farkında değil .

Değindiği bir üçüncü nokta  insanların estetik ihtiyaçlarının sonuçları olarak yapmış oldukları icraatlar ve icatlar .Kültürel ihtiyaçlara cevap verebilecek en uygunları her zaman tercih ediyoruz .Bu da tabiki farklılıklara sebep oluyor .

Tabiki yazar daha çok kendi kültüründen yola çıktığı için bir çok ayrıntıyı bu kitapta öğrendim .Japon kültürüne meraklıysanız keyif alırsınız .Zaman zamanda tabiki empati kurmakta zorlanırsınız . Geçişler o kadar yumuşak ki ;bir anda tuvalet tarifinden çıkıp geyşa tarzı bir kadının bedeninden ve güzelliğinden bahsedilebilir ve asla karmaşık yorucu bir geçiş olmaz .

Bu arada okurken birden yazarın bu kitabı ikinci dünya savaşından birkaç sene önce yazdığını farkettim .O ana kadar yazdıklarının geçerliliği bende güncel bir kitap algısı oluşturmuştu . Benim için sağlam bir twist .

Ara ara Natsume Soseki ‘nin tanıklığına ve kitaplarına gönderme yapması bende merak uyandırdı . Bir de tabiki Jaguar kitaptan bir sürpriz  daha geleceğini müjdelemiş oldu .

Bu tarz kitapları okudukça daha minimal ,doğal ,gösterişsiz bir hayat kafamda yanıp sönüyor .Aslında ayrıntılar arasında kaybettiğimiz yaşamlarımızın karmaşasında boğuşurken; kendi biyolojimizin verdiği sinyalleri kaçıyoruz .Hazır bahar kendini gösterirken bu kitabı bir pazar günü doğanın koynunda okuyabilirsiniz .Güzel bir terapi niyetine …Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim .


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *