RÜYALAR ANLATILMAZ-NERMİN YILDIRIM

April 22, 2019

RÜYALAR ANLATILMAZ-NERMİN YILDIRIM

ANLATILSA RÜYA OLMAZ

Nermin Yıldırım ‘ın 2. ; okuduğum 3. Kitabı . Şunu anladım rastgele bir sıra içinde okuduğum kitaplarında her seferinde bir başka bağ kurarak ;daha fazla bağlanıyorum kalemine .Yaptığı işten keyif alarak, severek ve emek üstü emek harcayarak sunması ; bu kadar karanlık kurgunun içinde umut vaad etmesi ; gözlerimden hayali kalpler çıkmasına sebep oluyor .

Kaleminin giderek gelişmesi beklediğim bir şey ama her kitap mı kendi içinde ayrı güzel olur . Şu an her yazdığını okurum dediğim ve yazacaklarını merakla beklediğim biri .

Kitaptan bahsedeyim :

Kurgu, eşini arayan bir kadın üzerinden başlıyor . Pilar isimli Türk ile evli yarı Katalan yarı Bask bir İspanyol ;eşi Eyüp’ün Polis istihbaratına göre  İstanbul uçağına bindiği haberini alıyor .Bu kadar gizem ve bir çok içsel itici güç eşliğinde kendini yollarda buluyor .Eyüp’ün yıllardır görmediği ailesi ve arkadaşları ile tanışırken bir yandan ailenin kapalı kapılar ardındaki sırlarını çözüyor .Diğer yandan da eşini arıyor . Bu süreçte yanında yol haritası yerine geçen bir rüya günlüğü de var .

Bu noktada kitabı iki kısımda incelersek ,birinci kısım akan olay örgüsü .Bu olay örgüsünde her bölümde bir karakter ön plana çıkıyor . POV (point of view ) denilen teknikle olaylar akarken her karakter kendi bakış açısından kurguya yön veriyor . Bu akış içerisinde de ikinci kısım olan rüya günlüğünde geçen geçmişe dönük olaylar hem Eyüp karakterini yakından tanımamızı hem de olayları zihnimizde oturtmamızı sağlıyor .

Başlangıçta okurken oluşan soru işaretleri zamanla çözülürken ,ortaya konulan manasız gelen ayrıntılar bile taşlar yerine oturdukça anlam kazanmaya başlıyor .Sona doğru yükselen düğüm öyle bir çözülüyor ki bir anda her ayrıntının bir anlamı olduğunu hiçbir şeyin rastlantısal olmadığını görüyoruz .

Karakterlerin kurgu içinde başkalaşımı da ayrı bir konu .Evet travmatik bir aile var .Burdaki karakterleri birbirlerinin bakış açısı ile sorguladığımızda bambaşka kapılar olduğunu da görüyoruz .Örneklendirirsem kocasından şiddet gören kadın ;onun bu şiddet eğilimine anlam veremeyip kendi tecrübeleri ile açıklamaya çalışırken okurun zihninde acaba olabilir mi ? algısı oluşuyor ama sonrasında durum bambaşka bir noktaya geçince o koca karakterinin de yapmış olduğu bu olumsuz eylemde travmatik bir süreç olduğu anlaşılıyor . Bu noktada Rüya günlüğü dümeni her seferinde sağlam rotaya çeviriyor .

Aslında okur ve Pilar arasında ortak bir nokta var . Olaylara dışarıdan bakıyorlar . Pilar’ın anlam veremediği şaşırdığı herşeyi okur da yaşıyor .Eyüp neden gitti ,neden kaçıyor ,neden ailesi ile  böyle ?

O konu içinde ilerledikçe; Eyüp’e yaklaştıkça katmerlenmiş olan geçmiş yavaş yavaş açılıyor ve ailenin korkunç sırrı açığa çıkıyor .

Bu zekice kurgu anlatımın lezzeti derken ben gene mest olmuş bir şekilde kitaba veda ettim .Arkadaş eş dost önerileri olarak sunduğum kitapları her seferinde beğeni ve övgülerle bana döndü .Bu lezzette ve ayarda yazmasını dilediğim yazarlardan biri . En son İspanya Hac yolunda yaptığı yolculuktan acayip bir hikaye ile dönmesini umut etmiştim . Bir iki sene içerisinde kitap yazmasını çok ama çok istiyorum .

Not : Pilar ismi İspanya ‘da çok yaygın olduğu gibi edebiyat çevresinde de yaygın bir isim .

Mesela ;

Yüzyıllık Yalnızlık  ve Çanlar Kimin için Çalıyor kitaplarında geçiyor .

Hatta Hemingway’in teknesinin ismi.

Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım kitabında da geçiyor .

Saramago’nun sevdiği kadının ismi .

Daha bir çok bilgide çıkar bunun altından .

Bizde de böyle yazarların takık olduğu isimler var tabiki . Günlük hayatta duyduğumda kişi hakkında edebi bir algıya kapılırım . Çoğu zamanda onlarda bu algıdan mı yoksa isim kaderinden mi ne romansı bir hayat yaşarlar ….


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *