4 HANE 1 TESLİM -EYÜP AYGÜN TAYŞİR

May 21, 2019

4 HANE 1 TESLİM -EYÜP AYGÜN TAYŞİR

TENEKE MAHALLESİNDEN BAŞLAYAN YOLCULUK

Bir seneden fazla  kitaplığımda bekleyen bir kitaptı . Bir heves almış bir türlü elim gitmemişti .Benzer duygular Kıymetli  Şeylerin Tanzimi kitabı içinde geçerli .Gerek kitapların isimleri ;gerekse okuyanların yoğun övgüleri sayesinde kitaplığıma katıyorum sonrasında bir türlü okuma sırası onlara gelmiyor .Mağdur kitaplar kısmına alabiliriz .Bu konuda kendimi eleştiriyorum. Çok kitap aldım; ama şu konuda umutluyum öyle yada böyle o koca kitaplık ömür yettikçe okunur .


cof_soft

İster istemez beklentimin yükseltildiği ama ilk kitabı olduğu içinde her türlü kusuru mazur görebileceğim bir kitaptı .Şişli’de Teneke mahallesinde ailemizin öyküsü başlıyor .Sonra Bostancı’da bir apartman dairesine ,Kadıköy’e ve tekrar Şişli’ye derken 4 hane değiştiriyoruz .Bu ailenin yaşantısı da abu hane geçişlerinde yeni aşamalara geçiyor .Bu belkide kurgunun rastlantısallığı ama şu bir gerçek ki insanlar mekan değiştirdiklerinde hayatlarında yeni bir şeyler her zaman olur/olacaktır .

Devlet Bahçeli’nin  yaptığı sene hesaplamasına benzer olmasa da ;yaşanan aktüel olaylardan yola çıkarak hangi senelerde sürecin başladığını kabaca hesaplıyorum . Mesela geçen sene cumhuriyetin 50 . yılı idi . Naim Süleymanoğlu 190 kg kaldırıyor .Sezen aksunun arka fonda Gülümse şarkısı çalıyor ve hatta Süper Babayı izliyormusun ?,diye soruluyor .Bu kilit cümlecikler aslında zihnimde zaman olgusunu basamaklandırıyor ve olayları daha net anlayabiliyorum .Kesinlikle yabancı olmadığım bir zaman dilimi olduğu için ,çocukluğuma dair ne geçirdiysem aklımdan bir sonraki sayfada hoş bir sürpriz ya da ayrıntı ile karşılaşıyorum .Bu noktada 70-80-90-2000’li yıllara şahit olanların kendilerince bağ kurabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum . Açıkcası günümüz ve sonrası kuşakları bu kitabı okuduğunda benim aldığım tadı alacak mı kuşkulu . Bu noktada belki yazar ileri dönük bir görsel sözlük düzenleyebilir belkide ihtiyaç duymaz .Çünkü aman aman çok baskın mevzular değil .


dav_soft

Tabiki arka fonda ufak ufak ama abartılmadan Türkiye ‘deki durumlar işlense bile kitabın merkezinde aile içi dram var .Karakterlerin her biri kendi dünyasında haklı ve arayış içerisinde .Fakat bir bütünlük içinde düşündüğümüzde kendilerini gerçekleştirdiklerini düşünmüyorum .

Sürekli tekrarlayan baba oğul şiddeti var .Dede babayı ;baba çocuğunu ve tekerrür eden benzer hayat döngüleri var . Annesinin bahtının aynısını yaşayan kadınlar gibi burada da benzer durum söz konusu .Sadece yaşanılan dönemin normları süreci bir tık farklı şekillendiriyor.

Bilim ve din ile ilgili düşünceler ara ara karakterlerin zihin çatışmalarında işleniyor .Kimi zaman babanın kimi zaman oğlunun düşünceleri mesaj verir nitelikte .


sdr_soft

Kitapta sadece Nalan’ın kayınvalidesinin yaşadığı cinsel istismar dışında belirgin bir istismar yok(Emin olun belkide başka yazar olsa ensestten olayı alır en mahrem konulara kadar sokar çıkarır hatta lgbt ‘yi de dayardı ) ama bol dayak küfür ve beddua o biçim var .Özellikle beddua .Bu aileyi en iyi özetleyen yaşadıkları bu pasif direniş .Bu dillerine hakim olduğu gibi eylemlerine de hakim olmuş durumda .Huzur yok ama bu huzuru bozup belirgin bir atılım da yok.

Bilinçli mi bir tercih bilemiyorum ama bazı dönemlerin Türkiyesi o kadar çok bugüne benziyor ki .Bu kadar tekerrürü yaşayan bir millet olarak bağışıklık sistemimizin bu kadar gelişmiş olması tesadüf değil .

Olaylar olanca hızıyla akıp ömürlerde tükenirken en son ana karakterimizin rakı eşliğinde sunduğu felsefik sanrılarla dolu teslim kısmıyla finali yapıyoruz .Çok güzel tespit ve gözlemler olmasına rağmen tadı damağımda kalan bir kitap olamadı .

Okurken beni deli eden bir başka ayrıntı Muhlise hanımın şivesi . Bu şive aytıntısı son derece anlaşılması zor ve yorucu idi ve bu konuda zaman zaman anlatımın hakkını vermek ya da okuyucunun anlaması için yapılmış İstanbul Türkçesine dönüşler iyice tüy dikme sebebi olmuş . Yazara sormak isterdim …Neden ? Neden böyle bir tercih .Evet farklı bir konuşma tarzı koymak adettendir ama daha anlaşılır olamaz mıydı …Gerçekten yorucu bir ayrıntıydı .

Yazarın bu kitabına on üzerinden 8 veriyorum . Ve ikinci kitabı hazır kitaplığımdayken tabiki şans vermek istiyorum .Tuhaflıklar Fabrikasında bambaşka bir tarzı olduğu söyleniyor . Merakla bekliyorum bu tarzı görmeyi ve diğer kitaplarını da .Kesinlikle geleceği parlak yazarlarımızdan .

dav_soft

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *