İBLİS DÖNGÜSÜ -PETER V. BRETT

September 23, 2019

İBLİS DÖNGÜSÜ -PETER V. BRETT

DÖVMELİ ADAM /NOTLAR 

Ekim ayında döngü tamamlanacak .Nüve kitabının ayak sesleri gelmeye başladı . Hazır epsilon yayınları matbaa baskı işleri ile uğraşırken bende koştur koştur serinin kitaplarını maratona dönüştürdüm . Araya kitap bile sokmak istemiyorum.Okuma tarzıma  ters olsada bu seri buna değer .Bir de Taht Oyunlarını okumuş ve yeni kitap bekliyorsanız ya da okumamış ısınma turları istiyorsanız bu seriye başlayabilirsiniz .

Öncelikle yazarın dil ve anlatımı gayet akıcı ve daha da ötesi aksiyon sahnelerinde gerim gerim germesini bilmiş . Mantıksal bir gedik bulamadım .Zaten zihinde oluşturacağımız soruları yazar önceden tahmin etmiş ;bu konudada hazırlıklı .

Kitapta 3 ana karakterin dönüşümünü görüyoruz . Tabiki kaderler bir noktada kesişecek bu belli . Tabi ki onların kendi süreçleri içerisinde doğrusal anlatım olmasına rağmen; kitabın genelinde bu bir ileri bir geri şeklinde oluyor .Anlaşılmaz ya da içinden çıkılmaz bir durum değil . Zaten bizdeki milattan sonra ifadesine benzeyen bir dönüm noktası sonrasında oluşturulan yıl düzeninde zaman kavramı belirtilmiş .

NÜVE NEDİR ? NÜVELİKLER NELERDİR ? 

Akşam hava kararmaya başladığında ,yerkabuğundan siyah bir sis yükseliyor (King geliyor aklıma ama onun sisi beyaz :))Sisin yükselmesi hayra alamet değil ;çünkü çok kısa bir süre sonra nüvelik dediğimiz iblisimsi yaratıklar katılaşmış halde ortaya çıkacak .Bu yaratıklar vampir gibi güneş ışığında küle dönüşen amansız biraz yamyam biraz sihirli daha çok içgüdüsel avcı konumundadır . Dünyanın çekirdeğinden(nüve/core) geldiği iddia ediliyor . Ama tabiki bu kısım biraz mitolojik olabilir .Ateş ,su ,tahta beş element modunda çeşitleri varken aslında çok geniş bir tür içi çeşitlilik gösteriyor .Yazar ilk kitapta bu çeşitlerin birçoğu ile okuru tanıştırmasına rağmen hala bilinmeyen çeşitler var şeklinde açık uçlu göndermesi hikayenin kaderinin nereye gideceğini belirleyecek ve son ana kadar sürprizlerle şaşırtacak gibi .Sihirli yaratıklar olma vurgusu onları biraz farklı bir noktaya çekiyor. Dilerim nasıl oluştuklarına dair bilgiler de sunulur serinin geri kalanında .

PEKİ İNSANLAR NE YAPIYOR ?

Halk genel olarak öğrenilmiş çaresizlik içinde .Daha çok savaşmayıp sevişiyorlar .Gündüzleri rutin hayatları devam ederken geceleri muhafaza adı verilen özel tılsım çizimlerlerin koruması altında geçiriyorlar .Açık alanda bile güç kalkanı gibi etrafınızı sarabiliyor .Newtonun 3. Prensibine göre bir enerji aktarımı söz konusu . Nüveliklerin bir hayli canını yakıyor ama pes etmezlerse bu kalkanda gedikler bulurlarsa (ki bunların hepsi deneme yanılma ) hiç affetmiyorlar .Yaralı kurtulsanız bile ciddi bir bakıma ihtiyacınız var .

Köyler sanırım derebeylik sistemiyle yönetiliyor ve Dük’e bağlılar .Ama iyi bir yönetici imajı çizmiyor . Daha çok işine geldiği gibi takılan günü kurtaran biri . Belkide seriye  dinamizm kazandıracak halkından bahsetmek lazım .KRASİA’lılar .Resmen çöl koşullarından yola çıkıp paralel evrendeki Arap kültürünü sunmuş yazar .Savaşçı ve kabileler arasında da savaş sürdürmeyi eksik etmeyen bir topluluk . Yabancılara karşı mesafeli ve bence birazda kibirliler .

İki farklı topluluğu kıyasladığımda bir taraf son derece anaerkil ;kadınların yönetimde söz sahibi olduğu,anne ünvanının statü olduğu daha tarım ve hayvancılığa yönelik bir toplum ;Diğer tarafta kadının değersiz görüldüğü çöl koşullarının katılaştığı savaş odaklı bir toplum .Bu şartlar altında birleşme ve toplu hareket etme pek mümkün gözükmüyor .

KURTARICI VAR MI ?

Tabiki bu kaos ortamına bir mesih göndermesi konulmalı . Kutsal evleri olmasına rağmen insanların çok baskın bir din /inanç sistemi altında olduklarını düşünmüyorum .Dövmeli bir kurtarıcı miti var ama çok ta inanılır düzeyde değil .Varolacak bir kurtarıcının ne kadar etkili olacağını seri boyunca değerlendireceğiz.

O ZAMAN 3 ‘LÜYE BAKALIM :

3 farklı özellikte ve kaderlerine boyun eğmeyen tecrübeleri ile son derece sıkı kahramanlara dönüşecek çocuklar ile başlıyor  hikaye .Küçük yaşta ele alıp baya ciddi koşulardan sonra genç birer birey haline gelişlerine şahit oluyoruz . 

ARLEN : Küçücük yaşına bakmadan nüvelikler ile yüzleşme cesareti olan atak ve zeki biri . Annesini kaybetmesi hayatında ilk dönüm noktası oluyor ve babasına pasifliğinden dolayı çok kızgın .(Tahminim bab ile ileri dönemlerde bir yüzleşme olacak .)Evden kaçıyor ve kader onu mentörleri ile buluşturuyor .Bunlardan biri Ulak RAGEN diğeri ise Muhafazacı COB.7 senelik bir eğitimden sonra Ulak olma işine girişiyor .Ulaklar yanlarında muhafaza taşıyan geceleri de yol alabilen savaşmayı bilen ;mektup kargo gibi işlere bakan kişiler .

Arlen anne travması yaşadığı için nüvelikler ile savaşmayı kafaya takmış ve bunun içinde haritada bilinmeyen uğrak noktalarında da keşif yapmayı bilgi edinmeyi tercih ediyor .

Bir gün yolu ANOCH SUN harabelerine düşüyor ve yaptığı keşif hayatının bir diğer dönüm noktası oluyor .

LEESHA :Hafif meşrep anasının gölgesinde onun direktifleri ile evlenecek olan kendi halinde bir kızcağız iken hayatı atılan iftira yüzünden değişiyor .Böyle konularda zaten yozlaşmış olan toplum taşlamayı eksik etmiyor ama bereket versin ki köyün otacısı huysuz BRUNA kızın imdadına yetişiyor ve onu himayesine alıyor .

Leesha bu acı tecrübeden sonra kendini daha çok geliştirip bir daha kaderini bir erkeğe emanet etmemeye karar veriyor .Bu konuda bir çok kadın /kız /female arkadaşlara ilham olacağını düşünüyorum .Bruna’nın yanında 7 senelik süren bir eğitim sonrası sifa bilgileri gelişmiş bir de bonus olarak iblis sıvı atesinin imalat ve kullanımı konusunda ustalaşmış olarak karşımıza çıkar . Artık onunda hayatında bir dönüm noktası olmalı ve eşiği geçip diğer diyarlardaki insanlara şifa dağıtmalı .  Böyle kurgularda yatan aslandan sakınıyoruz .

ROJER : Rojer ‘de ekibin en küçük elemanı olup ihmal edilen muhafazalar yüzünden bir iblis saldırısında anne ve babasını kaybediyor . ARRİCK isimli bir jonglör ile kaçıp kurtuluyorlar ama iki parmağını kaybetmiş şekilde .Ailesinden geriye sadece annesinin bir tutam saçı kalan rojer bundan tılsım bebek yapıp devamlı yanında taşıyor . Kendince bir güvence olarak görüyor .Süreç içinde hem Arrick ‘in arkasını topluyor hem de jonglörlüğü öğreniyor .Bu hikaye içinde bir jonglör ne işe yarar ki denilebilir . Ama ulakların yanında jonglör taşıma adetleri var .Bu onlara kasabalar ve köylerde hoş karşılanma fırsatı sunuyor .Fakat Rojer öyle bir keşif yapıyor ki bu onu basit bir jonglör parçası olmaktan öteye götürüyor ve kritik noktalarda sağlam hayat kurtarıcı pozisyona koyuyor .

VE SONRA NE OLUR ?

İlk kitap hem evrene giriş niteliği hemde karakter sayısı azlığı bakımından tabiki giriş niteliği taşıyor .İleriye dönük insanlığın biraz daha özgüven kazanıp ortak bir eylem içerisine girmesi muhtemel .Tabiki bu sürece kadar entrika olayları fazlasıyla olacaktır .Nüvelikler ile ilgili gördükleriniz göreceklerinizin onda biri imajı boşuna değildir diye düşünüyorum .İnsanların bir kurtarıcıdan çok kurtarıcının kendi içlerinde olduğunu anlayacaklarını umut ediyorum .2. Kitap olan Çöl Mızrağında döngü sarmalı biraz daha genişleyecek gibi .Merak karışımı heyecan sarmış durumda 🙂

1 thought on “İBLİS DÖNGÜSÜ -PETER V. BRETT

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *