İBLİS DÖNGÜSÜ -PETER V. BRETT

October 2, 2019

İBLİS DÖNGÜSÜ -PETER V. BRETT

ÇÖL MIZRAĞI /NOTLAR

Serinin beni en yoran ve okuması bir hafta gibi süren kitabı oldu . Yanlış anlaşılmasın bu yavaşlığın sebebi kitabın vasat olmasından değil ; ilk kitaptaki temponun düşmesi ,yeni karakterlerin orjin öyküleri ve o evren ve kültür ile ilgili bilgilerin hazmedilmesi ,daha bir sürü şey .

Yakın zamanda benzer hissi Kara Kule serisinin ilk kitabında yaşamıştım .Serinin bütün kitaplarını almasaydım ve King ‘in ustalık eseri olduğuna inancım olmasaydı yarım bırakabilirdim . Bazı kitapları olduğu gibi kabul etmek en akıllıca .

Kitap ile ilgili okuyan arkadaşlarımın genel yargısı: serinin bundan sonraki kitaplarında geçen olay örgüsü ile ilgili temel kilit bilgilerin bu kitapta olduğu yönünde . Zaten gereksiz hiçbir ayrıntı yok .Döngüye daha öncesinde var olan yeni karakterler katılıyor .Onları daha yakından tanıyıp gelişim süreçlerine tanık oluyoruz .

ALTERNATİF DÖVMELİ ADAM 

Her evren ve düzen bozulduğu vakit muhakkak bir kurtarıcı etrafında şekillenir . Kitabın bize sunduğu iki kültür var . Biri çöl yasalarının sunduğu Krasialılar ; diğeride daha verimli iklim ve bitki örtüsüyle oluşmuş Yeşildiyarlılar .İnanç ve kültürel farklılıklar olsada teknik olarak bu konuda ortak payda var . İlk kitapta dövmeli adamın oluşum döngüsüne tanık olurken ; 2. Kitabın ilk bölümünde bu döngüye katkısı fazlasıyla büyük olan Jardir ‘in ekseninde olayları tekrar ele alıp onun yolculuğuna tanıklık ediyoruz.

Birinci kitaptan tanıdığımız Jardir ve Abban’ın çocukluğu ile başlayan hikayede ikisinin kader ortaklığı ile başlayan ve tercihleri ile ayrışan yollarını ,dostluklarını analiz ediyoruz .Kitabın kapalı bıraktığı noktalar açılıyor . İki karaktere baktığımızda aslında kendilerine göre doğru /geçerli /farklı onur anlayışları var .Bu birini en yüksek rütbeye taşırken diğerini en alt tabakaya itmiş .Fakat kader birlikleri ayrılmamış .Hikayeleri ile birlikte Krasia askeri anlayışının en kadar hırçın ve çetrefil olduğunu anlıyoruz .

Abban korkak/kaypak ama ticarete ,uluslararası ilişkilere kafası çalışan biri ve her hükümdarın bu tarz bir adam kontenjanı mutlaka vardır . Jardir’in ona güvenmesi ve yanında tutmasının en büyük sebeplerinden biri de bu .Savaşçı bir millet oldukları için onlara alternatif bir bakış açısı ve sağlama yapıyor . 

Bir de İnevera var …

Tahminim bir sonraki kitapta daha entrikalı ve etkin göreceğimiz Damaji /Otacı /Eş .

Tam bir ana kraliçe . Son derece hırslı .Büyü bilgisi ile de son derece etkili entrik bir kadın . Jardir’in yükselişini görmüş /sağlamış ve onun üzerinde fiziksel ve mental etki kurmuş durumda .Akıllı /algıları açık ,yanında fazla durmak istemeyeceğiniz tehlikeli bir kadın .

Ne ister ? Tabiki Jardir ‘i kullanarak güç elde etmek .Geleceği görmesi ,kendine has silahları ile bunu fazlasıyla elde etmiş durumda .

Kitabın bu kısmında biraz aydınlanma yaşadıktan sonra 2. Bölümde kaldığımız yerden devam ediyor  Leesha ,Rojer ve Dövmeli adamın hikayesine odaklanıyoruz .Artık nüvelikler karşısında eski pısırıklık ve atalet yok . İnsanlar kendilerine daha çok güveniyor .Daha güçlü şehirler inşa ediliyor ,alet teknolojileri de bir o kadar gelişmiş durumda .Özellikle bu konuda Leesha’nın tasarladığı pelerin on numara beş yıldız .

Yalnız dövmeli adamda bir tuhaflıklar peyda oluyor . Giderek insan formundan uzaklaşıp alternatif melez prensliğe gidişar var gibi . Bu kadar nüve eti yemek ,sihre maruz kalmak ,muhafaza çizimlerinin yan etkisi olacak gitgide nüveliklere benzemeye başladı .Bu aslında içindeki insani kimliğe tutunduğu sürece savaşında ona büyük avantaj sağlayacak .Tahminim zaman zaman kimliğini unutucak ama sevenlerinin kritik zamanlarda yapacağı hatırlatmalarla benliğe geri dönüşler olacak .

Dövmeli ,kurtarıcı değilim ben sloganını alıyor, hem müttefik arayışı hemde geçmişi ile yüzleşme bahanesi olacak şekilde doğduğu büyüdüğü yerlere gidiyor .Çünkü sanki nüvelikler yeterince bela olmamış gibi İnevera iradesiyle yükselen Jardir ; büyük İskender gibi tüm dünyayı kendi çatısı altında birleştirme kararı almış ;Yeşildiyarlıların başına musallat oluyor .Kafatası tahtı vs Sarmaşık Tahtı gibi bir durum söz konusu .3. Kitapta bol bol bu konuda aksiyon yaşarız .

Bu aşamada gruba biri daha ekleniyor .Renna ..

Hiç vasfı olmayan bir köylü kızı . Ama yaşadığı talihsizlikler ona dipten tepeye yükselmesi için ivme kazandırıyor . Öfke kontrolü sıkıntılı da olsa sağlam savaşçılardan biri olacağı ortada .Leesha ‘nın fazla hümanist tavrı yüzünden sahalarda boş kalan savaşçı amazon kadrosunu dolduracak gibi .

Dövmeli ,Leesha ,Rojer ,Jardir ,Abban ,Inevera ,Renna  ve …

BAKIN NÜVE NE YİĞİTLER DOĞURMUŞ 

Yazar önsöz kısmında 8 tane karakter oluşturduğundan bahsetmiş kendince bir şeyler söylemiş ama  benim için en ters köşe olan nüvelikler kısmı idi .Şimdiye kadar kurguda tanıdığımız tüm varyasyonlar satranç oyununda piyonlar gibi etki alanı dar düz mantık yaratıklardı .

Nüve bir imparatorluk olarak düşünelim . İşte iki prens karşımızda. Diyet listesinde insan beyni olmasından mı sebep aşırı b12 ve nöron bağlantısından zihinlere hükmeden /düşünen /anlamaya çalışan bir varlık .O kadar güzel ki ;bu kitapta geçtiği her satır beni heyecanlandırdı . Koca kafalı şey inanılmaz etkili ve tehlikeli . Jardir ve Dövmeli hariç (Aslında dövmeli konusunda ince bir bug var )insanların zihinlerine girip onların bilgilerine erişip ;motor nöronların denetimini eline alabilir .Muhteşem .İki tane kurtarıya iki tane prens diyorum .

Yine bu prenslerin ayak işlerini yapan onun gibi harika tasarımı olan bir nüvelik çeşiti daha . Mimik beyler .Bu yaratıklar shape shifter gibi bir şey . İstedikleri şekle giriyor .Prensinin buyruklarına itaat edip aynı zamanda onu koruyor .Yapabilecekleri hayal gücünüzle sınırlı .Bu ikisini gördükten sonra daha neler neler var acaba demeden edemiyorum .Herhalde koskoca nüve hanedanı iki prensten oluşmuyordur .

MUHAFAZALAR VE SİHİR İŞLERİ 

Muhafazalar nüvelikleri uzak tutan içeriğine göre de kullanıcıya güç ve ayrıcalıklar katan semboller .Kadim bir bilgiye dayandıklarını biliyoruz ama nüvelik prensinin havaya muhafaza sembolü çizip kendini korumaya alması bu konuda kafamda yeni bir pencere açtı .Mızrak ve taç nüve kemiklerinden olup nasıl oluyorda gün ışığında deforme olmuyor? Ayrı bir teknik ile mi yapılmış yoksa bu kemiğin sahibi farklı bir formda mı .Anoch Sun harabesindeki bilgiler nasıl edinilmiş ve bu bölgede daha en gizemler var .Dilerim seri ilerleyen kısımlarda kafamda oluşan bu kıymıkları çıkarır .

EFSANE NASIL DEVAM EDER?

Bir kere 3. Kitabın ismi Günışığı savaşı …Kaçınılmaz olan olacak ve gündüz savaşan; gece kardeş olan iki medeniyet ilk önce bir kendi savaşını verip bunun anlamsızlığında mutabık olup daha büyük olan nüve ile savaşlarına geri dönecekler .Tabiki gönül ister voltran oluşsun ama bunun için bir kaç fırın ekmek yenir . Kayıplar olacağı da kesin gibi . Geriye kalan sağlarla Nüve’ye bir baskın olabilir .

Merakla beklediğim ayrıntı bizim iki antinüve  prensleri Jardir ve Dövmeli ‘nin yüzleşmesi .Duygusala bağlanır mı bilmem .

Serinin en çetrefil kitabını bitirdiğim için kendimi tebrik ediyorum .Ekim 15 2019 ‘da son kitap çıkacak . Bu süreç içerisinde vaadedilen doğruysa iki kitap zaten akıp gidecek .Bakalım bu döngü nasıl bir konseptle son bulacak ?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *